Yeni Roma" ile tamamlanan kıtalarası yolculuklarımdan yola çıkarak, gökyüzü kervanlarını konuştuk.
*
Kıtalar arasındaki okyanusların uçaklarla aşıldığı bir dönemde, yeryüzündeki kervanların yerlerini gökyüzündeki kervanlar aldılar. Şehirlerdeki kervansarayların fonksiyonlarını havaalanlarının yüklendiği yirmibirinci yüzyılda, Türklerin Doğu'dan Batı'ya doğru yürüyüşleri devam ediyor. Geçen yüzyılın sonunda Amerika'yı keşfetmeye başlayan Türkler, gelen yüzyılın başında, gönüllü, özel ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla, Amerika'ya açıldılar.
*
Havayolu kuruluşları, Anadolu şehirleriyle dünya şehirleri arasındaki mesafe ve zaman farklarını ortadan kaldırdılar. Endonezya, Brezilya ve Nijerya gibi, Anadolu'nun en uzağındaki ülkeler, sınır komşuları Yunanistan, İran ve Suriye kadar yakınlaştılar. Gökyüzü kervanları için, hiçbir ülke uzak değil, her ülke yakındır. Sınırlarının dışına çıkarak, ülkeleri birbirlerine yakınlaştırmayan ülkeler, hiçbir alanda üretim güçlerini büyütemezler.
*
Gökyüzü kervanları ve kervansaraylarıyla, ülkeler tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar birbirlerine yakınlaştılar. Ülkelerin sınırlarının birbirine karışması, dünyadaki bütün kurum ve kuruluşları, çatışmacı stratejilerden daha çok paylaşmacı stratejiler geliştirmeye zorluyor. Çünkü dünyada iki ülkenin birbiriyle çatışmasının yol açtığı zararları bütün ülkeler öderler.
*
Ülkelerin birbirlerine böylesine yakınlaştıkları bir dünyada, değerlerini paylaşmasını bilmeyen ülkeler, kaynaklarını verimli bir biçimde değerlendiremezler.
*
Bütün dünya bir ülkedir, bir ülke bütün dünyadır.
*
Düz dünyada, komşusuyla savaşan, kendisiyle savaşır.
Yenişafak Gazetesi Nazif Gürdoğan









.png)







